MAZIYE YOLCULUKLAR – 60




Dogdugum topraklardayim… Çocuklugumda altin sarisi basaklarin nazli nazli sallandigi tarlalar, konut istilasina ugramis… Bes bin nüfuslu güzelim Kâhta , duyarsizlarin, beceriksizlerin elinde elli bin nüfusu geçen koca bir köye dönüsmüs… On yillarin ihmali siritiyor her sokaginda… Bu son dönemde yeni çalismalar baslamis… Caddelere, sokaklara parke taslari dösenmis… Güzel gelismeler göze çarpiyor…
Saat yirmi dörde yaklasiyor. Yeni dösenmis parke taslarina sessizce basarak, konuk olacagim eve dogru yürüyorum. Hüzünlüyüm… Sevdigim, saygi duydugum güzel bir insan için kurulan taziye çadirindan geliyorum. Mazimin güzel güllerini düsünüyorum… Çocuklugumun o güzel insanlari tek tek göçüp gidiyor bu alemden… Her ölüm haberi yikiyor beni… Yarali yüregim boguluyor elemden… Bu acilara daha ne kadar direnir bilemem…
Konuk oldugum evin önüne geldim. Sokak sessiz… Içeri girmeden sokakta dolasiyorum. Nemrut Dagi tepesi görünüyor… Simdi orada olmak isterdim. Kâhta ovasini, köylerini, mezralarini, merkezini seyrederdim… Nemrut tanrilariyla dertlesirdim…
Evin önüne tekrar geldim. Salonda isiklar yaniyor. Kapi ziline yavasça dokundum… Uyuyanlari rahatsiz etmek istemiyordum. Kapi açildi. Içeri girdim… Evin güneydeki balkonuna yatak sermisler. Üstümdeki elbiseleri degistirip yataga uzandim…
Saatler geçti… Gözüme bir türlü uyku girmiyor… Gece yeni bir güne kavustu kavusacak… Safagin ayak sesleri duyuluyor… Nemrut tanrilari öfkelenmis, rüzgar kusuyor… Agaçlarin dallarina topragi öptürüyor… Iplere geçirilmis ve kurumaya baslamis biberlerin, patlicanlarin sesi, usta ellerde çalinan tef sesini andiriyor…
Saatlerdir baktigim gökyüzündeki yildizlar bana göz kirpiyorlar… Iki yildiz Asur altini gibi parliyor… Onlardan gözümü alamiyorum… El ele tutusmuslar… Görevlerini dört dörtlük yapmis insanlarin mutlulugu, gönül rahatligi, al güle benzeyen yüzlerinden yansiyor… Ben bunlari taniyorum… Bunlar uzun bir ayriliktan sonra bulusan iki güzel insan… Hamit Evci ile Nazife Evci bunlar… Iki güzel insan bulusmalarinin sevinciyle gökyüzüne balayina çikmislar…
Dogdugum günden itibaren benden sevgilerini, sefkatlerini esirgemediler… Bana anne, baba, abla, agabey oldular… Beni kötülerden, kötülüklerden korumaya çalistilar… Dar günlerimde sahte arkadaslar, dostlar gibi arkalarina bakmadan kaçmadilar… Sevgiyle beni kucakladilar… Elimden tuttular… Yardim etmeye çalistilar… Sevgilerinden, sefkatlerinden nasiplenen yalniz ben degildim… Güzel yüreklerini herkese açtilar… Dil, din, irk, cinsiyet ayirimi yapmadan, sehirli köylü demeden yardim isteyen herkese ellerini uzattilar…
Hamit Evci bütün ömrünü Kâhta merkezinde ve köylerinde yasayan insanlara adadi… Sorununu ileten herkesin yardimina kostu… Müthis zekasiyla, sabriyla, bilgi ve tecrübesi ile her kördügümü çözdü… Mutlu sona ulastirdi… Sorunlari çözülen insanlarin gözlerindeki sevinçten büyük bir mutluluk duydu… Hiçbir karsilik beklemedi… En büyük kazanci insanlarin tatli sözleri ve gösterdikleri saygiydi… Yaptigi hiçbir isten havalara girmedi… Çok alçak gönüllüydü… Insan güzeliydi… Iyilik melegiydi…
Ömrü boyunca kendisinden incinen bir insana rastlamadim… Aleyhinde konusan tek bir kisi görmedim… Küçük yerlerde dedikodu, fesatlik ve kiskançliklar çok olur… Kültür seviyesi düstükçe dedikodu, fesatlik ve kiskançliklar artar… Ilçe Tarim Kredi Kooperatifi Müdürlügü gibi bir görevi yaparken bile kendisini bu tiplerden korumasini becermistir… Agirbasliligi, efendiligi ve adaletli davranisiyla kendisini sevdirmeyi ve saydirmayi bilmistir…
Vefatini Diyarbakir Lice ilçesinde Milli Egitim Müdürlügü yaparken ögrendim… Ayni gün Kâhta’ya geldim… Kâhtalilar taziyesine akin akin gelerek bu güzel insana vefalarini gösterdiler… Günlerce süren taziyesine gelen herkes iyiliklerini söyledi…
Nazife Abla sevgili Hamit Evci’nin hayat arkadasiydi… Mahallemizin, sokagimizin sefkat anasiydi… Esi gibi insanlarin yardimina kosmaktan, ellerinden tutmaktan büyük bir zevk alirdi… Biz çocuklari çok severdi… Sokakta oynarken kendi çocuklarina aldigi veya elleriyle yaptigi yiyeceklerden bize de dagitirdi… Birimiz oynarken düssek, sesimizi duyar duymaz yardimimiza kosardi… Elimizden ilk tutan hep Nazife Abla olmustur… Kanayan dizimizin, kolumuzun, burnumuzun ilk tedavisini o yapar, güzel sözleriyle agrilarimizi bize unutturmaya çalisirdi…
Nazife Abla kapi komsumuzdu… Aramizda bir duvar vardi… Nazife Abla tek katli evlerinin bahçesinde renk renk güller yetistirirdi… Her sabah o gülleri sularken, ben iki katli evimizin balkonundan onu zevkle izlerdim… O güller renklerini, güzelliklerini sevgili Nazife Ablanin sevgi dolu yüreginden alirlardi… Güllerin mis kokularini cigerlerime çekerdim… Hayranlikla kendisini izlerdim… Beni görür, ögretmenlerime gül götürmem için yanina çagirirdi…
Annem ne zaman bana kizsa, sesini duyar duymaz bize gelirdi. Bana kol kanat gererdi… “Ne istiyorsun bu küçük çocuktan” diye beni korumaya çalisirdi… Annemde olmayan paradan, harçlik isterdim… Çocuk yoklugu ne bilir ki… Iki gözün avucuma aksin fakirlik… Nice çocugun okula harçliksiz geldigini ögretmen olunca daha iyi gördüm… Her gün çocuklugumu yasadim… Çocuklugumuzda cebimizin yolunu bilmeyen kagit paralarin, okulda bizim yasimizdaki tek bir ailenin çocugunun cebinde tomarla çiktigini bu yasa gelince bile unutamadim… Delik ceplerimize inat, tomarla parayi göstermekten zevk alirdi… Gece gündüz çalisan babamizdi… Bir tek gün bu çocugun cebindeki kadar parasi olmadi…
Çocuklarin koruyucu melegi Nazife Abla, üniversite ögrencisi fidan gibi evladi Kemal’i iki cahilin biçakli saldirisinda kaybetti. Kemal Evci arkadaslarinin bagirlarina bastiklari bilgili, görgülü, efendi bir gençti… Canim kadar severdim… Benden küçüktü… Bir gün saygisizligini görmedim… Bir gün olsun bir kavgaya karistigini duymadim… Ölüm, güzel gençlerimizin kapisini neden çalar, çözemedim… Neden anne babalarin yüregine közler düser, çöz çözebilirsen… Nazife Abla ve Hamit Evci için için yandilar… Ablalari, küçükleri, akrabalari, arkadaslari ve taniyan herkes Kemal için gözyasi döktü… Nazife Abla ve Hamit Evci için yikim oldu… Acilarini içlerine gömdüler… Evlat acisini, kardes acisini çeken bilir… Son nefes verilene kadar bu aci unutulmaz…
Nazife Abla, ömrümün her döneminde bana kucak açti… Beni evlatlarindan ayri tutmadi… Acilarima o güzel gözlerinden yaslar dökerek ortak oldu… Gurbet ellerden Kâhta’ya her dönüsümde kendisini ziyaret ettim… Bir anne sefkatiyle beni karsiladi… Memnun oldu…Isimi, esimi, çocuklarimi sordu… Üzülmesin diye bahtsiz bahtimin çilelerini kendisine aktarmadim… Hep iyi haberleri aktardim… Sevindi… Mutlu oldu… Mutlu olmami diledi…
Nazife Abla ömrünün son iki yilinda yataga düstü… Koltuk degnekleri ile yürümek zorunda kaldi…
Duyduguma göre ögretmen oglu Sinasi ve esi Birgül Hanim günümüzde esine az rastlanir bir özveriyle Nazife Ablaya bakmislar… Kolu kanadi olmuslar…
Iki ay önce yine bir taziye için Kâhta’ya gittim. Nazife Ablayi ziyaret ettim… Yataktaydi… Üstü basi ve odasi tertemizdi…Beni görünce boynuma sarildi:
-Mahmut’um sen çok çile çektin. Söyle simdi nasilsin?
Aglamaya basladi. Çok sevdigim Nazife Ablayi yatakta hasta görünce ben kendimi zaten zor tutuyordum… Anne evlat gibi sarilip hüngür hüngür agladik… Göz yaslarimizda Genç Kemal Evci vardi… Genç Mehmet Cantekin vardi… Gençlerimiz vardi… Hamit Evci vardi… Mustafa Cantekin vardi… Dünden bu güne ortak acilarimiza bir isyandi göz yaslarimiz… Agliyorduk… Benimle birlikte ziyarete gelen sevgili yegenim Mehmet Çelebi ve Sinasi beyin esi Birgül Hanim bizi izliyorlardi…
Ikimiz de bir süre sonra sakinlestik… Nazife Abla benim durumumu sordu… Esimin ve çocuklarimin adini söyleyerek tek tek sordu… Mutluyum, huzurluyum yanitini alinca çok sevindi…
Sinasi ve esi Birgül Hanima Nazife Ablaya iyi baktiklari için tesekkür ettim…
Mersine döndükten sonra iki ay geçmisti… Mersin’den Kâhta’ya giden sevgili ögretmen hemserim Mahmut Eken beni aradi… Taziye evinde oldugunu, beni göremedigini söyledi… Nazife Ablanin ölümünü Mahmut Eken’den ögrendim… Dostlugunu, insanligini göstermisti… Bana sevdigim bir insanin ölümünü haber vererek taziyesine katilma sansi vermisti… Tesekkürler Mahmut Eken ögretmenim…
Ayni gün yola çiktim… Sabah Kâhta’ya indim…
Taziye evine gitmeden sevgili Nazife Ablanin mezarina gittim… Taziye evine gelince büyük bir kalabalikla karsilastim… Kadinlar evde, erkekler taziye çadirindaydi… Bir hafta kaldim… Kâhtalilarin kusursuz yaptiklari islerin basinda taziye ziyaretleri gelir… Ev ve çadir dolup dolup bosaliyordu…
Nazife Abla ölümünde bile bana güzellik yapti… 30-40 yildir göremedigim komsularimla, tanidiklarimla, akrabalarimla, Kirvem sevgili Abdullah Aslan ve oglu Mehmet’le beni bulusturdu…
Orada bulundugum süre içerisinde Nazife Ablanin oglu Sinasi, enisteleri, torunlari, amca çocuklari ve diger akrabalar gelen misafirleri kusursuz bir sekilde agirlamak için büyük bir gayret gösterdiler… Gelen konuklar ayakta karsilandi ve ugurlandi…Misafirlere araliksiz çay servisi yapildi… Yemek saatlerinde yemek verildi…
Hamit Evci ve Nazife Ablaya layik bir taziye oldu. Ben ayrildigimda taziye devam ediyordu…
Mersin’e dönmeden tekrar mezara gittim… Bütün tanidiklarin mezarini ziyaret ettim… Mezarlarinin resmini çektim… Yüzlerce resimle döndüm… Mezarda yatan canlarimizla sohbetimi bir baska yazimda size anlatacagim…
Gökyüzünde balayina çikmis yildizlar sevgili Hamit Evci ve Nazife Abla sizi ölene dek saygiyla anacagim… Çevrenizde canimizdan kopup gelmis diger güzel yildizlara selam söyleyin…
Sizi unutmadim!
Sizi unutturmayacagim!
Sizler güzel insanlardiniz…
Selam olsun yeryüzünde yasamis ve yasamakta olan tüm güzel insanlara…
Selam olsun gönlümüzdeki yildizlara…


Eseri Paşlayın
  • gplus
  • pinterest

Yazar / Şair Hakkında

mahmutcantekin / MAHMUT CANTEKIN

Mahmut Cantekin 01.01.1952 yilinda Adiyaman ili Kâhta ilçesinde Dünya’ya geldi. Ilk ve Orta Okulu Kâhta’da okudu. Besni Ögretmen Okulunda ögrenimine devam etti. Osmaniye Düziçi’nden mezun olarak ögretmenlik diplomasini aldi. Afyon ili Sinanpasa ilçesine bagli Çatkuyu ve Yildirim Kemal köyleri ile Tinaztepe kasabasinda ögretmenlik yapti. Rotasyo... » devamını okumak için tıklayın

Esere yazılmış yorumlar

  1. edebiyat.biz.tr
    19 Şubat 2020, Çarşamba 01:19:01

    El Salliyor Yildizlar başlıklı esere henüz yorum yazılmamış, ilk yorumu siz yazmak ister misiniz ?

Esere Yorum Ekleyin