Son olarak Slovenya’yi maglup ederek, çeyrek finale yükselen basketbol milli takimimiz, hakikaten övgüye deger mücadeleler verdi. Hepsi de yüreklerini ortaya koyarak, tüm varliklariyla mücadele ettiler.
Nasil ki dünyada ekonomik ve stratejik savaslar çok önemliyse, sporda ülkenin adi, reklâmi, varligi anlaminda verilen büyük bir savastir. Sporda saglanan üstünlükler aslinda ülkenin üstünlügünü de ortaya koyar. Bugün Brezilya ve Arjantin, spor sayesinde ayakta durabilmektedir. Yine ayni sekilde spor sayesinde isimlerini tüm dünyaya duyurabilmislerdir. Sporcu yönleri olmasa bu az gelismis ve kit kaynakli ülkelerin isimlerini pek çogumuz bilmiyor olurduk. Oysa su a sporun pek çok alaninda dünya devi bu iki ülke.
Her ülke kaynaklari dogrultusunda güç mücadelesi vermekteyken, bizim kaynaklarimiz baska ülkelerde baska takimlar için bireysel güç ve kazanç mücadelesi veriyor maalesef. Sporcu ihraci elbette tüm ihracatlar gibi sevindirici ve gurur verici bir olay. Ancak; ülkemizin tanitimi, reklâmi, gelismesi için spor bu kadar önemliyken, Türkiye’nin yetistirmis oldugu, bir yere getirdigi sporcularin, Türkiye milli maçina arkalarini dönmeleri hiç de anlayisla karsilanabilecek bir davranis degildir. Su asla unutulmasin ki, ihraç olan sporcular Türk Milli takimi sayesinde tanindilar.   
Tamam, yaptiklari spor sayesinde hayatlarini geçindiriyor olabilirler, ailelerine karsi sorumluluklari olabilir, en ufak bir sakatlikta NBA onlari ekarte edebilir… Ancak, sporun misyonu göz önüne alinirsa, ülke ve ülkenin çikarlari her seyin üstünde olmalidir. Hidayet Türkoglu, Mehmet Okur gibi Türkiye’nin yetistirmis oldugu basketbol duayenlerinin en ihtiyacimiz oldugu zama bireysel çikarlarini koruma çabalarini kiniyorum. Zira kaybedecekleri çok fazla bir sey yokken, sadece sakat kalma riskine karsilik Türkiye’ye sirtlarini dönmüslerdir. Her gün Türkiye için degil sakat kalan, canini veren bir sürü Mehmetçik var, her gün canli hedef olarak ortalikta dolasip canini riske atan bir sürü polis var, tüm dünyada ufacik bir bilgi için bile gözünü kirpmadan canini verebilen bir sürü insan var… Bu insanlarin aileleri, sahsi çikarlari yok mu? Sonuçta herkesin kendine ait bir hayati, düzeni var. Kimse kendi hayatina, düzenine zeval gelsin istemez. Ancak ülke çikarlari her seyin üstünde tutulmalidir. Bunu böyle görmeyen, uymayan vatan hainidir neznimde.
Simdiki çocuklara bakiyorum; Serkan, Kerem Gönlüm, Cenk Akyol… diyorum yarin bir gün bunlar da NBA’ e gidebilirler ve ülkelerini unutabilirler. Sonra Ibrahim Kutluay gibi bacagini sakatlamis olmasina ragmen, gözünden yaslar gelerek yine de sahaya çikan bir dev adam canlaniyor gözümde. “Helal Olsun!” diyorum… O da aile babasi, o da ekmeginin pesinde ve bir takimda basketbol oynayarak hayatini idame ediyor. Türkiye Ibrahim Kutluay ve onun gibileri asla unutmaz. Bugüne dek gurur duydugum Mehmet Okur’a ve Hidayet Türkoglu’na ise, ekmek paralarinin pesindeler, kariyer yapiyorlar diye saygi gösteremeyecegim. Ülkesini öncelikli görmeyene, milliyetçilik duygulari olmayana, vesselam ülkesine saygi göstermeyene benim ne saygim olacak ki?!
Türkiye’yi layikiyla temsil eden ve yalniz birakmayan gerek oyunculara gerekse destekçilere tesekkür ve saygilarimi iletirim. Önümüzdeki Arjantin maçi için üstünlügümüz olmasa da, yüregimizi ortaya koyacagimiza inaniyorum. Basarilar Türkiye, basarilar 12 Cesur Yürek…
BENCE: Önce Vatan ve hatta, Her sey vatan için!


Banu Barlas Okumus

Eseri Paşlayın
  • gplus
  • pinterest

Yazar / Şair Hakkında

banubarlas / Banu Barlas

FILOLOJI VE KAMU YÖNETIMI MEZUNUYUM.GAZETECI VE YAZARIM. ANTALYA'DA IKAMET EDIYORUM.... » devamını okumak için tıklayın

Esere yazılmış yorumlar

  1. banubarlas
    28 Ağustos 2006, Pazartesi

    VALLA HAKLISIN TUGBA, CIDDEN GIDENIN YERI KESIN DOLUYOR. YANI KIMSE ALTERNATIFSIZ DEGIL. ZATEN BEN YERLERININ DOLMADIGINA DEGIL, NANKÖRLÜKLERINE ZELZENISTE BULUNDUM ESASINDA. BIZ ÖNÜMÜZE BAKALIM ARTIK ZATEN. ARJANTIN DÜNYA DEVI AMA OLSUN, SU ANA KADAR VERDIGIMIZ MÜCADELE BILE BIZI GURURLANDIRDI. YENSEK DE YENILSEK DE MILLILERIMIZLE GURUR DUYUYORUM.

  2. yetqin
    26 Ağustos 2006, Cumartesi

    Basketbol milli takimimiz ikinci kez katildigi dünya kupasinda ilk 8 e girdi buna sahitlik etmek her ülke evladi gibi benimde gözlerimi yasartti.Onlari kutlamamak,onlarla gurur duymamak mümkünmü.Degil elbet,onlari kutluyor bize yasattiklari hakli gururdan nasibime düseni aliyorum.NBA de oyniyan basketbolcularimizin turnuvaya katilmamasini kabul etmiyorum bende senin gibi.Ama katilmadilar diye linç girisimine girenlerin arasinda da bulunmak istemiyorum. Onlarin katilmamasi yeni gençlerimizin önünü açti.Birde milli duygular dikte ile tepeden inme zorlamayla insanlarin içinde yeserip büyümez.Onlar kendi sahsi çikarlarini milli takimdan üstün tutuyorlarsa kendilerine öyle bir hak sunuldugundandir.Ve bu demokrasinin geregidir.Emirvaki bir zorlamayla milli takima zorlanmis olsalardi ve bugün oynuyor olsalardi biz onlari kutluyor olacaktik.Ayni sekilde onlarin içlerinden gelerek degil zorla oynuyor olduklarini bilmiyor olacaktik. Daha önceden milli takima yaptiklari katkilardan dolayi onlarida kutluyorum.Ve ilk 8 e girmenin yettigini Arjantin gibi bir takimi elemenin mucize demek olduguna inanan basketbolcularimizin fikrine katilmiyorum. Buna inanmis bir takim bunu açik,açik 70 milyonun önünde deklare ediyorsa bu maç oynanmadan bitmis demektir.Su komplekslerimizden kurtulamayacagiz gibi bir hisse kapiliyorum böyle beyanatlar verilince. BANU BARLAS OKUMUS herzamanki gibi gündemin nabzini tutmakta gecikmemissin.Sen bir olaya bakinca olayin içindeki kimsenin farkedemedigi enstantaneleri aninda farkediyorsun bu sana has bir siar.Ve bu özelligin seni her zaman farkli ve önde kiliyor. Tebrik ediyorum ustam.

Esere Yorum Ekleyin